28 Eylül 2014 Pazar

Ey Hakk'dan irfân isteyen, gel benliğin terkîdegör, Bûlam rızâ'sînî diyen, gel benliğin terkîdegör.

Ey Hakk'dan irfân isteyen, gel benliğin terkîdegör,
Bûlam rızâ'sînî diyen, gel benliğin terkîdegör.

Gafletten uyân ey beyim, aşk ile yan sen ay beyim,
Sôyun, ol üryan ey beyim, gel benliğin terkîdegör.

Vahdet meyin iç sen helê, aşk île düş dilden dile,
Tâ êresin sen ol Gül'ê, gel benliğin terkîdegör.

Yôk ol da var ol Hakk ilê, var Hakk'a kul ol Hakk ile,
Giryân ü zâr ol Hakk ilê, gel benliğin terkîdegör.

Zikr île ol sen her nefes, gitsün gönülden her heves,
Dil'den sivâ meylîni kes, gel benliğin terkîdegör.

İrfân'ı bil, yokluk'dadır; Rıdvân'ı bil yokluk'dadır,
İhsân'ı bil, yokluk'dadır, gel benliğin terkîdegör.

Aldanma kâl'ê ey gönül, dal bahr-i hâl'e ey gönül,
İr sen visâl'e ey gönül, gel benliğin terkîdegör.

Tut mürşid'î kâmil elin, der, sen de hoş mânâ gülün,
Erîşe bâş â menzilin, gel benliğin terkîdegör.

Ey Bedri-î şeydâ sıfat, sen benliğînî Hakk'a sat,
Hep mâsivâ'yî dilden at, gel benliğin terkîdegör.

Müstef'ilün Müstef'ilün

Yâ Rabbenâ Yâ Rabbenâ, rahm'et kulun bîçâreyê, "Günâhınî yarlîğayûb" rahm'et kulun bîçâreyê

Yâ Rabbenâ Yâ Rabbenâ, rahm'et kulun bîçâreyê,
"Günâhınî yarlîğayûb" rahm'et kulun bîçâreyê,

Bir âcizü bîçâreyim, lutfeyle yûzî kâre'yim,
Ettim kesel, âvâreyim; rahm'et kulun bîçâreyê.

Gerçî günâhım bîaded, lâkin Senî bildim Samed,
Lutfeyle Allâh'ım meded, rahm'et kulun bîçâreyê.

Zenb-î vücûdum pek büyük, çêkilmez oldû işbu yük;
Zâtin büyük, afv'in büyük, rahm'et kulun bîçâreyê.

Benden benî al Rabbenâ, Sen'den yanâ sal Rabbenâ,
Bahşet banâ hal Rabbenâ, rahm'et kulun bîçâreyê.

Kurtar Sivâ'dan Rabbenâ, vasl'ın müyesser kıl banâ,
Bûlam (Bekâ ender fêna), rahm'et kulun bîçâreyê.

Yakmâ firâk'ın nârınâ, girgör bekâ gülzârınâ,
Koymâ bu îşim yârınâ, rahm'et kulun bîçâreyê.

Yandırma nâr-i firkatê, girgör sarây-î Vahdet'e,
Gîrem Huzur-û Hazret'ê, rahm'et kulun bîçâreyê.

Bahşet banâ aşk âteşî, ref'it gönülden teşviş'î,
Bâşîma koy devlet kuşû, rahm'et kulun bîçâreyê.

Lutf't kulun âvâreyê, sen merhem ur bû yâreyê,
Hiç kimse girmez ârayê, rahm'et kulun bîçâreyê.

Benden benî fân îdegör, katrâ'mı ummân îdegör,
Vasl'ınla handân îdegör, rahm'et kulun bîçâreyê.

Ref'it hicâb-î gafletî, kesrette îdem vahdet'î,
Bûlam huzûr-û Hazret'i, rahm'et kulun bîçâreyê.

Bedrî kulundur derdmend, döndû sanâ ol Müstemend,
Yârab bişâh-î Nakşibend,rahm'et kulun bîçâreyê.


Kim gelüb bûgün girersê Sâminî gülzârınâ Bir kademdê vâsıl ôlur elbet ol dildâr'ınâ.

Kim gelüb bûgün girersê Sâminî gülzârınâ
Bir kademdê vâsıl ôlur elbet ol dildâr'ınâ.

Bir nefestê mürde dil bûlur hayât-î câvidân,
Sâminî enfâs-ı kudsünden girer hem yârınâ.

Âlem-i mânâda şâh olmak dilersen sâlikâ,
Gel bugün ver varlığın sen Sâminî'nin vârınâ.

Hem gönül âyînesin gerd-î sivâ'dan pâk kıl,
İr Huzûr-u hazret'ê yanmâ bu firkat nârına.

Âlem-î Kuds'ê erişmek ister îsen Bedriyâ,
Sıdk ilê gel bende ol, gir Sâminî pâzârınâ.



Yârab senin aşk'ın bulan, devrân eder Yâhû deyû

Yârab senin aşk'ın bulan, devrân eder Yâhû deyû,
Vâr'ın verûb vasl'ın alan, cevlân eder Yâhû deyû.

Bakmaz bu yoldâ cânınâ, eyler fedâ cânânınâ,
Gîrer Hakîkat kânınâ, seyrân eder Yâhû deyû.

Âk ile karadan geçer, Dost'tan yanâ kânât açar,
Tâ vâsıl ôluncâ uçar, meydân eder Yâhû deyû.

Cân ü cihân'â bir nefes îdüb nazar kılmaz heves,
Zikrî olur: "Allâhu bes", Her ân ider Yâhû deyû.

Bedrî kulun aşk ihtiyâr îdüb yolûna baş koyar,
Vasl'în içün cân'â kıyar, kurbân eder Yâhû deyû.



27 Eylül 2014 Cumartesi

Dîvân'dan

Pîrimiz, manevî mürebbîmiz Osman Bedrüddîn Hz.lerinin Divân'ından tesbît edebildiğimiz kadarını, üzerinde yapılan nâçiz bir çalışmadan sonraki hâliyle takdîm ederken; mısra ve beyitleriyle ruh ve gönüllerimize, şelâle ve çağlayanlar misâli dökülen hakîkatler ummânından cümlemizi nasîblendirmesini; başta Fahr-i Kâinât Efendimiz (s.a.v) olmak üzere, bütün evliyâullah'ın şefâatine mazhar kılmasını Cenâb-ı Hakk'dan niyâz eyleriz.